General Aylığı Ne Kadar? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir Değerlendirme
General aylığı ne kadar? Bu soru, sadece bir askeri maaş hesaplaması yapmak değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet bağlamında birçok farklı soruyu da gündeme getiriyor. İstanbul’un sokaklarında, toplu taşımalarda ya da işyerlerinde karşılaştığım pek çok insan, bu tür ekonomik meselelerin toplumdaki farklı grupları nasıl etkilediğine dair günlük yaşamda bir şeyler fark edebiliyor. Bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, bu konuyu sadece teorik değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde gözlemlediğim dinamiklerle ele almak istiyorum. Çünkü “general aylığı” gibi bir soruya verilen yanıt, aslında kim olduğumuzla ve neye değer verdiğimizle de doğrudan ilgili.
Toplumsal Cinsiyetin Genel Aylığa Etkisi: Erkek Egemen Bir Düzen
Geçen gün İstanbul’daki bir kafede, yanımda oturan birkaç arkadaşım bu konuyu tartışıyordu. Birisi, “General aylığı ne kadar?” sorusunu gündeme getirdi, ve hemen ardından şu yorum yapıldı: “Tabii ki erkekler daha çok alıyorlar, çünkü bu işlerde hep erkekler var.” İçimden, bu durumun yalnızca askeri maaşlarla sınırlı olmadığını düşündüm. Toplumda kadınların sayıca az olduğu, ancak toplumsal cinsiyet normları nedeniyle erkeklerin daha fazla yer kapladığı birçok meslek var. Bunu yalnızca askeriye için düşünmemek gerek; kadınların devlet dairelerindeki üst düzey yöneticilik pozisyonlarındaki temsili, kadınların eğitimdeki eşitsizliği, hatta toplumsal cinsiyet normlarına dayalı iş bölümünün, general maaşlarını da şekillendiriyor.
Bir sivil toplum kuruluşunda çalışırken, pek çok kadının kariyerlerinde karşılaştıkları engelleri gözlemledim. Askeriyede bir kadının general olabilmesi, pek çok kadın için bir hayal gibi kalabiliyor. Ve kadınların bu tür mevkilerde yükselmeleri, sadece bireysel bir çaba değil, aynı zamanda toplumsal normların ve sistemsel engellerin aşılmasıyla mümkün. “General aylığı ne kadar?” sorusunun yanıtı, aslında bu kadar büyük bir engelle karşılaşan bir grup için ne kadar adaletsiz olabilir ki?
Çeşitliliğin Gözüyle: Azınlıkların ve LGBTI+ Bireylerin Durumu
Bir sabah işe giderken, toplu taşıma aracında ön koltukta oturan bir kadının, yanındaki erkeğe göre oldukça dikkatli şekilde konuştuğunu fark ettim. O kadar çok şikayet vardı ki… Ülkemizde, askeriye gibi kurumsal yapılar içinde hem cinsiyet hem de cinsel yönelim açısından çeşitliliğin ne kadar az olduğunu hepimiz biliyoruz. Kadınlar ve LGBTI+ bireyler, askeriye gibi çoğunlukla heteroseksüel, erkek egemen bir alanda varlıklarını sürdürebilmek için ne kadar mücadele ediyorlar? Yine de bu gayretlerin sonunda, yükselme şansı ve dolayısıyla maaş artışı, genellikle erkek egemen normlarla belirleniyor.
General maaşları hakkında düşündüğümde, aklıma hemen sokakta gördüğüm bir sahne geliyor. Toplumsal olarak çoğu zaman LGBTI+ bireyler, askeriye gibi sistemlerde var olamıyorlar ya da başta bahsedilen gibi cinsiyet normları nedeniyle başkalarının gözünde düşükten sayılıyorlar. Aslında, toplumsal cinsiyetin, sadece erkek ve kadın meselesi değil, aynı zamanda LGBTI+ bireylerin karşılaştığı zorluklar ve imkânların da bir yansıması olduğunu unutmamak lazım. General aylığı gibi meselelerde, bu çeşitliliğe dair eşitsizlikler çok daha derinleşiyor.
Sosyal Adalet: Ekonomik Eşitsizliklerin Toplumsal Boyutu
Bir sivil toplum çalışanı olarak, sürekli toplumsal eşitsizliklere tanık oluyorum. İnsanların hak ettikleri maaşları alamadıklarını görmek, toplumun ne kadar adaletsiz olduğunu düşündürüyor. Bir yandan, askeriye gibi kurumlar, genel olarak yüksek maaşlar sunan, saygın ve güvenli bir iş olarak görünürken, diğer yandan toplumsal eşitsizliklerin, ekonomik hiyerarşinin en alt seviyesinde yer alan grupları daha da yoksullaştırdığına tanık oluyorum. Bu, sosyal adaletin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.
Düşünün ki, çok sayıda insan daha düşük maaşlarla çalışıyor, saatlerce çaba harcıyor ama yine de temel yaşam standartlarını zor sağlıyor. Sokakta gördüğüm genç kadınlar, farklı etnik kökenlere sahip bireyler, engelli bireyler ve LGBTI+ insanlar gibi gruplar için durum daha da zor. Bu noktada, general aylığı gibi sorular, sadece askeriyeye ait bir mesele olmaktan çıkarak, bir toplumun genel sosyal adalet anlayışını sorgulayan bir araç haline gelir. Maaş eşitsizlikleri, kişilerin hangi gruba ait olduklarına göre değişiyor. Hangi gruptan olursanız olun, toplumun size biçtiği değer farklı olabilir.
Sonuç: Toplumsal Eşitsizliklere Karşı Bir Adım
“General aylığı ne kadar?” sorusu, aslında bir ülkenin ekonomik yapısını, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini, çeşitliliği ve sosyal adalet anlayışını çok açık bir şekilde gözler önüne seriyor. Farklı toplumsal grupların bu sorudan nasıl etkilendiğini düşünmek, toplumsal yapıyı daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. Herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu, adil ve çeşitliliğe saygılı bir toplumda, bu tür sorulara verilen yanıtlar da çok daha adil olacaktır.
İstanbul’da, toplu taşımada, sokakta, işyerinde gördüğüm her an, bu eşitsizlikleri derinden hissediyorum. Ve fark ediyorum ki, sadece askeriye gibi kurumlar değil, her alanda eşitlik ve adalet için çok daha fazla çaba sarf etmemiz gerekiyor. “General aylığı ne kadar?” sorusuna verdiğimiz yanıtlar, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, çeşitliliğe ve sosyal adalet anlayışımıza dair ne kadar ciddi bir adım atmamız gerektiğini de gösteriyor.