Bir Kış Akşamı ve Sıcaklığın Hikayesi Merkezi Kalorifer Sistemi Nasıl Çalışır? Bir Ev, İki Karakter ve Sıcaklığın Sırrı Soğuk bir Aralık akşamıydı. Camların ardında ince bir buğu, dışarıda griye çalan bir gökyüzü… Elif mutfakta kahvesini karıştırırken bir yandan iç çekti: “Ah şu kalorifer yine geç ısındı galiba…” O anda, salon kapısından Mehmet belirdi. Elinde bir tornavida, yüzünde teknik bir kararlılıkla, “Merkezi sistem bu Elif, sabret biraz. Basınç dengelenmeden ısınmaz.” dedi. Elif gülümsedi, ama içten içe anlam veremedi bu teknik terimlere. Onun derdi basınç değil, o akşam evi saran o tanıdık sıcaklığın eksikliğiydi. İşte tam o anda başladı aralarındaki tatlı bir…
6 YorumEtiket: bir
Güreş Branşı Nedir? Felsefi Bir Bakış Bir Filozofun Sorusu: Bedenin Hakikati Nedir? İnsanoğlu, varoluşun anlamını ararken çoğu zaman zihinsel olanın peşine düşer. Oysa güreş, varlığın en çıplak hâliyle tezahür ettiği alanlardan biridir. Burada insan, kelimelerle değil; kas, nefes ve irade ile konuşur. Güreş branşı sadece bir spor değil, insanın kendi sınırlarını ve diğerinin varlığını sorguladığı bir felsefi deneyimdir. Filozof için güreş, “bedenin bilgeliği”dir — düşüncenin ete kemiğe bürünmüş biçimidir. Etik Açıdan Güreş: Gücün ve Adaletin Dansı Etik, insanın eylemini yönlendiren ilkedir. Güreş branşında etik, yalnızca kurallara uymakla değil; rakibe, bedene ve oyuna saygı duymakla ilgilidir. Güreşçi, rakibini düşman olarak değil,…
12 YorumKanunen Kabul Edilmeyen Giderler Hesabı Nasıl Kapatılır? – Bir Hikâyeyle Öğren Bazı bilgiler vardır ki kuru bir anlatımla kulağa sıkıcı gelebilir. Oysa hayatın içinden bir hikâyeyle harmanlandığında, en karmaşık konular bile bir dost sohbeti gibi anlaşılır olur. Bugün sana, “kanunen kabul edilmeyen giderler hesabı nasıl kapatılır?” sorusunu bir muhasebe kitabından değil, iki farklı karakterin yolculuğundan anlatacağım. Hazırsan başlayalım… Bir Muhasebe Bürosunda Başlayan Hikâye İstanbul’un eski bir semtinde, dar bir sokakta küçük bir muhasebe ofisi vardı. Ofisin sahibi Ali, işinde titiz ve çözüm odaklı bir mali müşavirdi. Her şeyin net, kurallı ve sonuç odaklı olmasını severdi. Yanında çalışan Elif ise bambaşka…
14 YorumBaşlık: Güzelliğin Gölgesinde: 2014’te Türkiye’nin Dünya Sahnesindeki Yerini Edebî Duyarlılıkla Okumak > “Kelimeler, düşlerin düşürdüğü gölgeleri yeniden kurar; anlatılar, ruhları yontar ve çoğu zaman çoktan silinmiş izleri yeniden görünür kılar.” Bir edebiyatçının gözünden bakarsak, güzellik yarışmaları yalnızca podyumda “en güzel”i tartmak değildir; o yarışmalar bir ülkenin arzusunu, güzellik algısını, estetik ideallerini ve kimlik anlatılarını sahneye taşır. 2014 yılı, Türkiye için estetik sınavlardan biri oldu; çünkü bu yıl dünya güzellik arenasında Türkiye derece elde edemedi — yani “kaçıncı oldu” sorusunun cevabı: yer alamadı, sıralamada yer bulamadı. (Amine Gülşe, Türkiye’yi temsil etti, ancak dereceye giremedi.) [1] — 1. Güzelliğin Temsili: Amine Gülşe’nin…
12 YorumÇayla Göz Banyosu Nasıl Yapılır? Bir Antropoloğun Kültürel Bakışıyla Gözün Ritüeli Bir antropolog olarak beni en çok büyüleyen şey, insanların gündelik alışkanlıklarını nasıl kültürel sembollere dönüştürdüğüdür. “Çayla göz banyosu” da bu tür pratiklerden biridir. Kimi için doğal bir tedavi yöntemi, kimi içinse kuşaktan kuşağa aktarılan bir geleneksel ritüel. Sorunun kendisi – “Çayla göz banyosu nasıl yapılır?” – aslında sadece bir sağlık önerisini değil, bir toplumun doğayla, bedenle ve bilgiyle kurduğu ilişkiyi anlamamızı sağlar. Çünkü her damla çay, aynı zamanda kültürel bir hafızayı taşır. Ritüelin Kökeni: Çayın Tıbbi ve Manevi Yolculuğu Antropolojik olarak çayın tarihine baktığımızda, onun yalnızca bir içecek değil,…
12 YorumGökçeada Nasıl Bir Ada? Gücün, Kimliğin ve Vatandaşlığın Kesişiminde Bir Toplumsal Laboratuvar Bir siyaset bilimci olarak her zaman şu soruyu sorarım: Bir mekân, toplumsal ilişkilerin aynası olabilir mi? Devletin, kurumların, bireylerin ve cinsiyetlerin güç ilişkilerinde nasıl konumlandığını anlamak için bazen büyük başkentlere değil, küçük adalara bakmak gerekir. Gökçeada, tam da bu noktada bir laboratuvar gibidir; hem coğrafi hem de sosyopolitik bir sınır alanı. Burada doğa, devlet, vatandaş ve kimlik iç içe geçer; iktidar ilişkileri yalnızca merkezden değil, adanın kendisinden de şekillenir. Bir Mekân Olarak Gökçeada: Sınırların İçinde Bir Özerklik Arayışı Türkiye’nin en batısındaki bu ada, tarih boyunca farklı iktidar biçimlerinin…
8 YorumGlobal İletişim Ne Demek? Felsefi Bir Bakış İletişim, insan varoluşunun temelidir. Fakat “global iletişim” dediğimizde yalnızca teknik bir bilgi aktarımını değil, aynı zamanda insanlığın kaderini şekillendiren, kültürleri birbirine dokunduran ve düşünceyi sınırların ötesine taşıyan bir fenomeni kastederiz. Filozof gözüyle bakıldığında global iletişim, bir yönüyle ontolojik bir hakikati, bir yönüyle epistemolojik bir meydan okumayı, bir diğer yönüyle de etik bir sorumluluğu içinde barındırır. Ontolojik Perspektif: Varlığın Birlikte Varoluşu Ontoloji açısından global iletişim, insanın dünyadaki “birlikte var olma” halini görünür kılar. Artık varlık, yalnızca lokal bir topluluğa değil, bütün insanlığa ait bir fenomen olarak deneyimlenir. Bir kişinin bir kıtada attığı söz, diğer…
12 YorumGezegenleri İnceleyen Meslek Nedir? Siyasal Gücün Kozmik Haritası Bir siyaset bilimci olarak her sabah dünyaya değil, onun ötesine bakmak gerekir. Çünkü gökyüzü sadece astronomların değil, iktidar arayışındaki insanın da sahnesidir. Gökyüzüne yönelen teleskoplar kadar, yeryüzündeki iktidar ilişkilerini anlamaya çalışan zihinler de benzer bir merakla hareket eder: kimin gücü nerede başlar, nerede biter? İşte gezegenleri inceleyen meslek olan astronomi, yalnızca evrenin düzenini değil, aynı zamanda insanın toplumsal düzen arayışını da simgeler. Peki, bu kozmik merakın siyasetle ne ilgisi vardır? Bilimsel Merak ve Siyasi Kurumlar Astronomi, gök cisimlerini ve evrenin yapısını inceleyen bilim dalıdır. Ancak bir siyaset bilimci gözünden bakıldığında, bu sadece…
12 YorumHamlaşmak Nedir, Anlamı? “Piştikçe Soruyu Değiştiren” Bir Kavram İtiraf edeyim: “Hamlaşmak” kelimesiyle ilk tanıştığımda içimde hem bir huzursuzluk hem bir merak uyandı. Sanki dilin kıyısında unutulmuş bir taş; dokundukça suya farklı halkalar gönderiyor. Arkadaş masasında da, şirket toplantısında da, stüdyoda da aynı şeyi fark ettim: Hamlaşmak yalnızca bir “geri gidiş” değil; bazen durmanın, bazen tembelliğin, bazen de konforun üstümüze çöktüğü anların adı. Bugün bu kelimeyi çıplak hâliyle masaya yatırıyoruz. Kısa tanım: Hamlaşmak; “ham” (olgunlaşmamış, işlenmemiş) hâline dönmek ya da o hâlde kalmak demektir. Kişide beceri körelmesi, kurumda yenilikten uzaklaşma, kültürde yüzeyselleşme olarak görünür. Hamlaşmayı anlamak; kökenini (ham ↔ pişmek), bugünkü…
10 YorumGerdan Ne İşe Yarar? Antropolojik Bir Perspektiften Kültürel Simgeler ve Kimlikler Üzerine Bir Analiz Kültürler, tarih boyunca toplumların dünyayı nasıl algıladıklarını, nasıl organize olduklarını ve kimliklerini nasıl inşa ettiklerini belirleyen güçlü yapılar olmuştur. Her bir kültür, kendine has ritüeller, semboller ve pratikler aracılığıyla bu kimlikleri pekiştirir. Gerdan, bir takı olmanın ötesinde, antropolojik açıdan incelendiğinde, bir kültürün estetik ve sosyal yapılarını anlamamıza yardımcı olabilecek çok daha derin bir sembol taşır. Antropologlar, farklı kültürlerdeki gerdan takılarının ve benzer öğelerin anlamlarını incelediklerinde, yalnızca estetik veya süsleyici bir öğeden daha fazlasıyla karşılaşırlar. Bu yazıda, gerdan takılarının toplumlar ve bireyler üzerindeki etkilerini, ritüeller, semboller ve…
6 Yorum